
Lüks oteller, göz alıcı mimarileri ve üst düzey hizmetleriyle bilinir, ancak bu parıltının ardında başka bir gerçek yatmaktadır. Nora, Zoe, Steve ve Prestance, gündüzleri otelin çeşitli bölümlerinde çalışarak günlük hayatlarına devam ederler. Fakat güneş battığında, sıradan garson ve vale kimlikleri geride kalır. Gece olunca, bu ekip, zengin misafirlerin otomobillerini çalıp, onların en zayıf anlarından yararlanmalarını sağlamak için harekete geçer. Pansiyona dönüştürdükleri lüks otelin karanlık köşelerinde, her şey çok iyi planlanmıştır. Ancak bir gün, acımasız müdür Elias’ın, işin içine bir suikastçı sokmasıyla tüm dengeler alt üst olur. Her şeyin tehlikeli bir noktaya ulaştığı bu an, ekip için sınav niteliği taşımaya başlar. Son büyük soygun için kurulan tuzak, adeta bir kabusun kapılarını aralar.