
Madrid, 1880. Elena Bianda, şehrin en gözde şaperonlarından biri olarak tanınmaktadır. Zengin kadınların hayatlarına dokunma ustalığı, onu toplumsal atmosferin önemli bir figürü haline getiriyor. Geleneksel evlilik düzenleri içindeki yerini yıllarca koruyarak, kadınları en iyi ve en varlıklı eşlerle buluşturma görevini üstlenmiştir. Ancak, karşısına çıkan Mencia ailesinin üç asi kızı, bu işin düşündüğünden çok daha zor olacağını gösterir. Elena, Mencia malikanesine adım attığında, evliliklerin yanı sıra çok sayıda gizli skandal ve karmaşık ilişkilerin hüküm sürdüğü bir dünyaya adım atar. Burada, bir adamın çekiciliği ve etkisi, tüm kurallarını sorgulamasına yol açar. Bu görev, Elena’nın yalnızca mesleki bir zorluğu olmaktan çıkıp, kendi içsel çatışmalarıyla yüzleşeceği bir mücadeleye dönüşür.